You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Akaid 2 Ders Özeti

@Yonetim
Akaid 2 Ders Özeti
ÜNİTE 5 - PEYGAMBERLERE VE KİTAPLARA İMAN

1 KONU - Nübüvve, Risalet ve Vahiy
Taşıdıkları anlam bakımından aynı olan nübüvve ve risalet kelimeleri Allah (cc.) tarafından gönderilen peygamberlerin yapmış olduğu görevlere verilen addır. Bu kelimeler yerine günümüzde “haber veren kişi” anlamını taşıyan peygamber kelimesi kullanılmıştır. Tüm bu görevler hem ilk insan hem de ilk nebi olan Hz. Âdem ile başlamış ve peygamber efendimiz Hz. Muhammed döneminde son bulmuştur. Yine diğer kelimelerde bağlantılı olan vahiy ise, Allah’ın gönderdiği peygamberlere iletmek istediği mesajları direk ya da melekler vasıtasıyla göndermesi olarak tanımlanabilir.

1-1 KONU - Nübüvve, Peygamberlere olan ihtiyaç
Allah’ın belirlemiş olduğu dini hükümler bir elçi görevi yapan peygamberler sayesinde insanlara ulaşmaktadır. Bu sebeple imanın şartları arasında da yer alan peygamberlere ve onlar ile gönderilen dinlere inanmak, Allah’a inanmak anlamını taşımaktadır. Dünya üzerinden yaşayan tüm insanların istek, arzu ve irade zayıflığı gibi tüm özelliklerini bilen Rabbimiz peygamberleri aracılığıyla dinler göndererek doğru yolu bulmalarını istemiştir. Bu anlamda peygamberler yaşayan insanlara yol gösterici görevine sahiptir diyebiliriz.

1-2 KONU - Peygamberlerin özellikleri
Yaşayan tüm insanlarla aynı özelliklere sahip olan peygamberler de yeme, içme, evlenme, hastalanma ve ölme gibi insani duygulara sahip olmuşlardır. Toplumda yaşayan diğer insanlardan bazı üstün özelliklere sahip olmaları sebebiyle seçilmişler ve insanları Allah’a iyi bir kul olarak yaşamaya sevk etmişlerdir. Bu öncü ve örnek insan olan peygamberlerimizin diğer insanlardan üstün özellikleri ise şunlardır:

Sıdk: Kelime olarak doğruluk anlamı taşıyan bu sıfat, tüm peygamberlerin sözlerinde dürüst ve doğru olduklarını ifade eder.

Emanet: Güvenilir ve emin anlamına gelen bu sıfatta ve ayetlerde ifade edilene göre tüm peygamberlerimiz güvenilir insanlardır.

İsmet: Günah olan şeylerden uzak durmak ve işlememek anlamına gelir. Allah’ın peygamberlerimize verdiği iradeyi hiçbir şekilde günah işleme tarafında kullanmamışlardır. Kısaca günahsızlardır diyebiliriz.

Fetanet: Tüm peygamberlerimizin zeki, akıllı ve anlayışlı olduklarını ifade eden sıfattır. Peygamber olarak seçilmelerindeki en önemli sebep de bu özellikleridir.

1-3 KONU - Kur’an’da adı geçen peygamberler
Hz. Âdem ile başlayarak peygamber efendimiz Hz. Muhammed ile son bulan peygamberler arasında, tam sayısı yalnızca Allah tarafından bilinen çok sayıda peygamber görevlendirilmiştir. Bu peygamberlerin isimlerinden bazıları geçerken, diğerlerinin adı geçmemektedir. Bu sebeple topluma elçi olarak gönderilen peygamberleri bir sayı ile sınırlı tutmak mümkün değildir. Herkes için bir yol gösterici olan Kur’an’da toplam 25 peygamberimizin isimleri yer almaktadır. Bunlar: Âdem, Nuh, İdris, Hud, Lut, Salih, İbrahim, İsmail, İshak, Yusuf, Yakup, Şuayb, Harun, Musa, Davut, Süleyman, Zülkifl, Eyyüp, Yunus, Elyesa, İlyas, Zekeriyya, İsa, Yahya ve Muhammed’dir. Bu peygamberlerin haricinde ismi geçmesine rağmen görev yapıp yapmadıkları bilinmeyen Uzeyr, Zülkarneyn ve Lokman olmak üzere 3 isim daha mevcuttur.

1-4 KONU - Peygamberler ve Tevhid Mücadelesi
Hiçbir insan çalışarak veya ibadet ederek yüce bir görev olan peygamberlik makamına erişemez. Allah o görevi yalnızca layık olan ve kendi dilediğine vermektedir. İslam itikadında peygamberlik en önemli esaslar arasında yer almaktadır. Onlara iman etmek Allah tarafından bildirilenlere de iman anlamı taşımaktadır. Bu yüzden bir tanesini bile inkâr etmek hepsini inkâr etmiş olarak sayılır. Allah tarafından insanlara yol gösterici olarak gönderilen peygamberler toplum tarafından yalanlanmış ve inkâr edilmiştir. Bu toplumlar türlü cezalar ile helak edilmiş olsa da tüm peygamber İslam dinini yayma sürecinde türlü zorluk ve işkencelere maruz kalmıştır. Bu süre içerisinde Allah ise onları kesinlikle yalnız bırakmamıştır.

1-5 KONU - Peygamberlere imanın insana kazandırdıkları
Allah tarafından emredilen görevlerin insanlara iletilmesiyle görevli olan peygamberlere iman eden kişiler Allah’a olan imanını göstermiş olur. Bunun haricinde Kur’an’da yer alan emirlere uyarak ahlaklı ve erdemli bir kişilik kazanarak bu şekilde hayatını devam ettirebilir. Bu da onlara Cennet’in müjdelendiğinin habercisidir.

2 KONU - Peygamberlere Gönderilen Kitaplar
Son peygamberimiz olan Hz. Muhammed’e kadar birçok kitap indirilerek toplumların doğru yolu bulması amaçlanmıştır. Bu kitaplar farklı peygamberlere indirilmiş ve adları farklı olsa da içerisinde yer alan emirler arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Müslüman olan her insanın yalnızca Kur’an-ı Kerim’e değil, indirilen tüm kitaplara iman etmesi gerekir. İndirilen kitaplar suhuf ve kitap olarak iki grupta incelenmektedir. Suhuf adı verilen kitapçıklar, küçük sayıda insanın bulunduğu topluluklara indirilen ve onların ihtiyaçlarını karşılayan kitapçıklardır.
Suhuflar ve gönderildiği peygamberler şu şekildedir:
Hz. Adem’e 1Ϭ sayfa
Hz. Şît’e 5Ϭ sayfa
Hz. İdrîs’e 3Ϭ sayfa
Hz. İbrahim’e 1Ϭ sayfa
[Resim: ders-2.jpg]
Kitap olarak adlandırılan Musa, Davut, İsa ve Muhammed peygamberlerimize indirilen kitapların listesi aşağıda yer almaktadır.

2-1 KONU - Tevrat
Hz. Musa peygamberimize indirilen ve ilk kitap olarak adlandırılan kaynak Tevrat’tır. İbranice de bu kelime şeriat ve kanun anlamını taşımaktadır. Toplamda 5 bölümden oluşan bu kitap İsrailoğullarına indirilmiş ve dili İbranicedir. Daha sonra diğer dillere de çevrilmiştir. Aslı bulunmadığından bu kitap zamanla ilahi kitap özelliğini yitirmiştir.

2-2 KONU - Zebur
Hz. Davut peygamberimize indirilen bu kitap ilahi kitaplar arasında en küçüğüdür. Anlam olarak mektup ve yazılı şey anlamlarını taşır. Şu anda mevcut olan nüshalarında birçok nasihat ve ebedi deyişler yer almaktadır.

2-3 KONU - İncil
Hz. İsa peygamberimize indirilen ve öğretici, müjde anlamlarını taşıyan İncil ilahi kitaplardan birisidir. Bu peygambere tebliğ edilenler o dönemde kaydedilmediğinden yazılı hale getirilememiştir. Daha sonra yaşayan insanlar İsa’nın sözleri ile 200’ yakın İncil yazılmıştır. İçerisine insan sözleri karıştığı için aslını yitirmiştir.

2-4 KONU - Kur’an-ı KerimKur’an-ı Kerim
Sözlük anlamı olarak bir araya getirmek ve okumak anlamı taşıyan Kur’an peygamberimize Hz. Muhammed’e indirilmiştir. O dönemde kitap haline getirilmiş ve hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir. Kadir Gecesi’nde indirilmeye başlanmış ve 23 yılda tamamlanmıştır. Toplu olarak indirilmek yerine vahiy şeklinde indirilmiş ve toplumun anlaması kolaylaştırılmıştır.

ÜNİTE 6 - AHİRETE İMAN
1 KONU - Dünya Hayatı ve Ahiret      
Sözlük anlamı olarak son gün olarak yer alan ahiret, kıyamet günü ile bu Dünya’nın sona ererek ebedi hayatın başlaması anlamını taşır. Ahirete iman etmek Kur’an’da diğer esaslardan daha fazla yer almakta ve Allah’a iman ile genellikle yan yana anılmaktadır. Kur’an’da yaşadığımız bu hayatın geçici olduğu ve ahiret hayatının ebedi olduğu sık sık vurgulanmaktadır. Bu yüzden yalan dünyanın geçici zevklerine aldanmamalı ve ahiretimizi iyi hale getirmeliyiz. Dünya hayatı ebedi hayat için bir tarla görevi gördüğünden burada işleyeceğimiz hayır ve şerler ebedi hayat için bir sebep olacaktır. Ahirette Cennet’in müjdecisi hiç şüphesiz iman ve İslam esaslarını yerine getirmekten geçmektedir.
2 KONU - Ahiret Hayatının Varlığının Delilleri     
İnsanın bu Dünya’da yaratılmasının bir sonucu olarak ahiret hayatının var olduğu delillerle sabittir. Öldükten sonra yaşamın olmadığına inanmak insanı hiç istemediği bir boşluğa sürükleyebilir. Günlük yaşantımızda uğradığımız haksızlıkları kabullenmesek de ilahi adaletin bir gün tecelli bulacağına inanıyoruz. Ebedi hayatta kötülerin cezalandırılacağı ve iyilerin ödüllendirileceği düşüncesi insanları teselli etmektedir. Bunların haricinde ise Kur’an’da yer alan delillere göre ahiret hayatının varlığından bahsedebiliriz. Bizleri yaratmaya gücü yeten Rabbimiz tekrardan diriltme gücüne sahiptir. Ölü insanlardan dirileri, diri insanlardan da ölüleri çıkaran Allah bizleri kabirden de çıkaracaktır.
[Resim: ders-1.jpg]
[Resim: ders.jpg]

3 KONU - Ahiret Hayatının Safhaları  
Kur’an’da yer alan birçok ayete göre ölüm bu hayatın bir gerçeği olduğu ve herkesin kesinlikle yaşayacağı bir olgu olduğu belirtilmektedir. Burada unutulmaması gereken bir nokta ise ölüm bir son değil, ebedi hayatın bir başlangıcıdır. Ahiret hayatında kabir ile başlayarak Cennet ve Cehennem ile son bulan birçok aşama mevcuttur. Onlardan bazıları aşağıda yer almaktadır.

3-1 KONU - Berzah Alemi
Sözlük anlamı olarak iki şey arasında yer alan engel anlamını taşıyan berzah kelimesi, ölüm ile başlayarak yeniden dirilmeye kadar sürecek olan süreci ifade eder. Öldükten sonra yeniden dirilene kadar geçen süre kabir hayatı olarak anılır ve peygamber efendimiz kabirdeki sesleri işitmiş, kabir azabından Allah’a sığınmıştır. Gıybet, yalan söylemek, zina ve içki içmek gibi işlenen günahların kabir azabına sebep olacağı hadislerde yer almaktadır. Kötü olan insanlar kabirde azaba çarptırılacak ve iyiler nimetle ödüllendirilecektir.

3-2 KONU - Kıyamet
Ayağa kalkmak ve dikilmek gibi anlamlara gelen kıyamet, dünya hayatında her şeyin yerle bir olacağı ve ölülerin dirilerek mahşere yöneleceği bir olaydır. Kur’an’da yer alan bilgilere göre kıyamet sura üflenmesiyle başlayacak ve Dünya yok olacaktır. İkinci suranın üflenmesiyle ba’s adı verilen olay başlayacak ve tüm herkes yeniden dirilerek Rabbimizin huzuruna koşacaktır. Kur’an’da yer alan kıyamet alametine göre havada insanları saracak bir duman belirecek ve kıyamet başlayacaktır.

3-3 KONU - Ba’s

Birini harekete geçirmek ve uykudan uyandırmak gibi anlamları taşıyan ba’s İslam dininde ahiret hayatının başlaması için tüm ölülerin yeniden diriltmesi olarak bilinmektedir. İlk süra üflendikten sonra tüm canlılar yaşamını yitirecek, ikinci sürada ise herkes bir hedefe koşarcasına Rabbimize yönelecektir.

3-4 KONU - Mahşer, Hesap ve Mizan
Ahiret hayatının başlamasının ardından herkes dirilecek, haşr ve mahşer adı verilen aşamalar başlayacaktır.
  • Haşr ve Mahşer
Kelime anlamı olarak bir araya gelmek ve toplanmak anlamı taşıyan haşr tüm ölülerin tekrar dirilerek hesaba çekilmek üzere toplanması olayıdır. Toplanılan yere ise mahşer adı verilmektedir.
  • Amel defterlerinin dağıtılması
Kiramen Kâtibin adı verilen melekler tarafından her insanın tüm yaptıkları ufaktan büyüğe not edilmektedir. Bir araya toplanan insanlara bu amel defterleri dağıtılacaktır.
  • Hesap ve Sual
Tüm insanlar amel defterinde yazılanları gördükten sonra hesaba çekilecektir. Hesap sırasında defter haricinde yeryüzü ve insanın organları şahitlik edecektir. En ufak hayrın mükafatı, kötülüklerin ise cezasının verileceği hesap ve sualde hiçbir adaletsizlik söz konusu olmayacaktır.
  • Mizan
Ahirette hesabın verilmesinin ardından ilahi terazi anlamına gelen mizanda iyilik ve kötülükler tartılacaktır. İyilikleri ağır gelenler kurtuluşa erecek, kötülükleri daha ağır olanlar ise cehenneme gidecektir.

3-5 KONU - Sırat
Kelime anlamı olarak geçit ve yol anlamlarını taşıyan sırat, tüm insanların geçeceği ve cehennemden cennete uzanan bir köprüdür. Cehenneme gidecek olan kimseler bu köprüden cehenneme düşecek, amelleri iyi olan insanlar ise bu köprüyü geçerek cennet ile ödüllendirilecektir. Halk arasında kıldan ince olarak tabir edilen bu köprüden geçmenin tek yolu iyi amel ve hayırlardır.

3-6 KONU - Cennet ve Cehennem
Ahiret hayatının son durağı ve ebedi olan kısmı cennet ve cehennemdir. Tüm insanlar geçici hayatta yaptıklarına göre birisine gönderilecektir.
  • Cennet
İyilikleri kötülüklerden daha fazla gelen insanlar sonsuz ve ebedi hayatlarını cennette geçirecektir. Burada yakıcı sıcaklar ve çok soğuklar bulunmamaktadır. Tertemiz sular, tadı kesinlikle bozulmayan süt ve bal ırmakları bulunmaktadır. Bu içecekler sarhoş etmeyen ve günah işletmeyen özelliklere sahiptir. Yorgunluk ve zahmet gibi şeylerin olmadığı burada, köşkler ve hizmet edecek olan gençler bulunmaktadır.
  • Cehennem
Derin kuyu anlamına gelen cehennem, ahiret hayatında kafir olanların ebedi olarak günahkâr olanların ise işledikleri günahların hesabını verecek kadar kalacakları yerdir. Kuran’da yer alan bilgileri göre ateşten örtü ve yatakların bulunduğu, insanların derisini kavuran ateşlerin bulunduğu bir çukurdur. Cehennem kötü insanları yakmaktan bıkmayacak ve cezaları sırasında azabı sürekli olarak yaşamaları için derileri sürekli olarak değişecektir. O insanların yiyecekleri zakkum ve kaynar sudur. Hiçbir şekilde serin bir yer bulamayacaklardır.

4 KONU - Ahirete İmanın Hayatımıza Etkileri
Ahiret imanı insanın yalnızca diğer hayatını değil bu dünyadaki hayatını da oldukça etkilemektedir. Bu dünyada yapacağı hayır ve şer sonucu cennet veya cehennem ile sonuçlanacağını bilen insanlar, yaptıkları her işi düşünerek yapmalarını sağlamaktadır. Bu sayede insanın ahlaklı, erdemli ve şefkatli bir şekilde yaşamasını sağlayacaktır. Hesap vereceğini bilmesi insanın helal ve haram bilinci ile yaşamasını sağlar, hiç kimsenin hakkını gasp etmemesine neden olur. İlahi adaletin ahiret hayatında tecelli bulacağı bilen insanlar haksızlıklar karşısında asla umutsuzluğa kapılmazlar. Bu sayede dünya nimetlerine karşı daha kanaatkâr olur ve arzularına yenik düşmezler. Ahiret hayatına iman eden insanlar sonunda yok olacağı düşüncesine sahip olmadığından suç işlemesi zorlaşır. Bu inançla yaşayan insanlar güçlü ve cesaretli bir yapıya sahip olurlar.

ÜNİTE 7 - KADER VE KAZAYA İMAN
1 KONU - Kader ve Kaza 
İman esasları arasında yer alan ve direk olarak Allah (c.c)’a iman ile örtüşen kader ve kazaya iman etmek O’nun kudretine ve büyüklüğüne iman etmek anlamındadır. Dünyanın var oluşundan sonsuz kadar olacak her şeyi bir tek Rabbimiz bilebilmektedir. Kader kelime anlamı olarak gücü yetmek ve planlamak gibi anlamlar taşır. Bu özelliklere sahip olan hiç şüphesiz Allah’tır. Kaza ise olacak olan her şeyin vakti geldiğinde Allah tarafından gerçekleştirmesi anlamını taşır. Bu iki kavrama iman etmek O’dan başka yaratıcı olmadığını kabullenmektir. Bunlara inanan insan başına bir kötülük geldiğinde isyan etmez. Kader olaylarında iki çeşit irade söz konusudur. Bunlardan birisi Allah’ın iradesi diğeri ise insanın kendi iradesidir. Olacak olan tüm musibetlerde insanın iradesi de sorumludur.

2 KONU - Kader ve Kaza İnancının Kur’an ve Hadislerdeki Temelleri 
Bu konular hakkında inancın temelini oluşturan çok sayıda ayet mevcuttur. Bu ayetlerin hepsine kâinatta olan tüm olayların Allah’ın kudreti sayesinde olduğu açıkça görülmektedir. Günlük hayatta insanın kendi iradesi ile seçeceği yola göre kader ve kaza şekillenmektedir. Her insanın yaratılması da kader olarak değerlendirilebilir. Allah tarafından bizlere verilen akıl, irade gibi özellikler de bu kaderin gidişatına yön vermektedir. İnsan haricinde doğada meydana gelen ya da bulunan her şey Rabbimizin sonsuz kudreti sayesinde meydana gelmektedir. Öncelikle evreni yaratmış ve içerisine bulunan her şeye dilediği şekilde devam ettirmektedir.

3 KONU - İnsan Kader İlişkisi 
Kaza ve kader olaylarının nasıl meydana geldiği konusunu yanlış anlamamak adına yalnızca Allah’ın iradesinin değil insanın sahip olduğu bazı özelliklerin de etkili olduğunu söyleyebiliriz. Bu özellikleri ise şunlardır.

3-1 KONU - Akıl 
Bir insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik akla sahip olmasıdır. Bu sayede iyiyi kötüden, doğruyu ise yanlıştan ayırabilecek kapasitedir. Sahip olduğu akıl dolayısıyla yaptığı tüm işlerden sorumlu tutulmaktadır. Aklını kullanan insanların bazıları teslimiyet ve imanı tercih etse de inkâredenleri de olmuştur. Kur’an’da yer alan ayetlere göre aklı olmayan kişiler dini emirlerden sorumlu tutulmamaktadır. İnsanın sahip olduğu diğer özelliklerden iradeyi oluşturan ise akla sahip olmasıdır. Bu yüzden dini emirleri yerine getirmekle sorumlu ve yapmadığı durumlarda gereken cezayı alacağı ayetlerde belirtilmektedir.

3-2 KONU - İrade 
Sözlüklerde yer alan anlamı seçmek ve tercih etmek olan irade, akıl sahibi insanların bir şeyi yapmak ya da yapmamak konusunda seçim yapması anlamına gelmektedir. Rabbimiz bizleri belirli akıl ve irade sahibi olarak yaratmış ve yazı yazmak, okumak, namaz kılmak, iyi ile kötü davranışlar sergilemek gibi konularda bizleri özgür bırakmıştır. Tüm insanlar hayatı boyunca özgür iradesi ile yaptığı şeylerden sorumludur. Bu gibi davranışların dışında insan iradesi olmadan gerçekleşen olaylardır vardır. Kalbimin çalışması, nerede ve ne zaman öleceğimiz konuları insan iradesi dışında gerçekleşmekte ve insan bu davranışlardan sorumlu tutulmamaktadır. İyi, kötü; doğru, yanlış; güzel çirkin gibi kavramları birbirinden ayırabilecek kapasiteye sahip olarak yaratılmıştır. Tüm bunların seçimini irademiz ile yaparız.

3-3 KONU - Sorumluluk 
Allah tarafından akıl ve irade sahibi olarak yaratılan insanlar bu özelliklerinden dolayı bazı sorumluluklara sahiptir. İnsanın imtihana tutulması ve yaptıklarından sorumlu olması da sahip oldukları bu özelliklerinden dolayıdır. Tüm insanlar yaşamı boyunca yaptıkları tercihlerden ve işlediği günahlardan sorumludur. Kur’an’da insanların kaldırabilecekleri ölçüde sorumluluğa tabi tutulduğu sıklıkla belirtilmektedir.

4 KONU - Kaderle İlişkilendirilen Bazı Kavramlar 
4-1 KONU - Ecel 
Kelime anlamı olarak belirlenen zaman olarak tanımlanan ecel bir insanın Allah tarafından verilen ömrünün sona ermesidir. Tüm insanların ne zaman ve nasıl öleceği bir kitapta yazılı olduğu ayetlerde belirtilmektedir. İyi insanların ömürlerinin sonuna kadar iyi yaşayacağı, kötü insanların cezasının da bu dünyada verilmeden ahirete bırakıldığı belirtilmiştir.

4-2 KONU - Rızık 
Allah’ın insanlar tarafından kullanılması için verdiği tüm nimetlere rızık adı verilmektedir. Rızkı tüm canlılara veren Allah’tır. Bütün ayetlerde dünya üzerinde kimseyi rızıksız bırakmayacağı yer almaktadır. Bunu rızkım nasılsa verilir, bir şey yapmamalıyım olarak düşünmemelisiniz. Tam tersine Allah’ın rızık vermesi düşüncesiyle aramaya devam etmelisiniz. Her insana O dilediği kadar rızık verir ve insanların helal yoldan bu rızıkları kazanmak için gayret göstermesi gerekir.

4-3 KONU - Afet 
Rabbimiz tüm kullarını farklı (sel, deprem, yangın vs.) şekilde imtihan etmektedir. Bu afetlere tedbir almak ise insanın kendi sorumluluğundadır. Tüm tedbirleri aldıktan sonra Allah’a bırakmak ise tevekkül olarak adlandırılır. Bu gibi afet olaylarında tüm Müslümanlar yine Allah’a sığınmalı ve dua etmelidir. Allah sevdiği kullarını zaman zaman bazı musibetlerle imtihan etmekte ve sabreden insanlara faziletler verileceği belirtilmektedir.

4-4 KONU - Sağlık ve Hastalık 
Allah tarafından insana verilmiş olan en büyük nimet sağlıktır. Bazı durumlarda kullarını denemek amacıyla bazı sağlık sorunları vermektedir. Bu durumlarda gereken tedaviyi de vermiş ve insanın bulup tedavi olması gereklidir. Yine süreç içerisinde Allah’a dua etmeli ve şifa istemelidir. Hastalıkların tamamı bir müsibet olarak görülmemeli ve kulların Allah’a yakınlaşmasını da sağlamaktadır. Tüm insanlar başına gelen hastalıklarda sabretmeli ve gereken tedavi için gayret etmelidir.

4-5 KONU - Başarı ve Başarısızlık 
Asıl başarı Rabbimizin rızasını kazanmak olarak görülmelidir. Yine de yalan dünya içerisinde kazanacağım başarılar yalnızca Allah’ın takdiri ile mümkündür. Başımıza gelenlerin hangisi başarı hangisi başarısızlık olduğunu yalnızca Allah bilebilmektedir. Tüm başarısızlıklarda kadere suç bulmadan önce gereken azim ve çalışmayı göstermek gerekmektedir. Azim ve çaba sonucunda geri kalanlar Allah’a tevekkül etmeli, başarısızlık olduğunda yine şükredilmelidir. İnsanın kaderinde yer alan yol o olmayabilir.

4-6 KONU - Dua ve Tevekkül
Dua bir insanın Rabbine yaklaşmasındaki en önemli araçtır. Her kul bir görev olarak dua etmelidir. Kaderin insan hayatında iki çeşidi vardır. Bunların bir tanesi değişmesi mümkün olmayan mutlak kader, diğeri ise dua ile yeniden çizilebilmektedir. Sadaka ve dua bu kaderin kulun istediği şekilde değişmesini sağlayabilir. Yine bu noktada vermek ya da vermemek Allah’ın kudretine bağlıdır. Duaların gerçekleşmemesi durumunda ise kul kesinlikle isyan etmemelidir. Tevekkül ise bir insanın tüm önlemleri alarak ya da çalışarak sonucunu Allah’ın takdirine bırakmasıdır. Sonuç olarak bir şeyin gerçekleşmesi Allah’ın istemesine bağlıdır.

4-7 KONU - Sabır, Teslimiyet ve Rıza
Sabır Rabbimiz tarafından bizleri sınamak amacıyla gönderilen tüm sıkıntılara şikâyet etmeden göğüs germemize verilen addır. Dili kötü sözden, tüm organları çirkin olan davranışlardan koruma gibi tüm davranışlar sabır olarak adlandırılmaktadır. Bazı ayetlerde insanın hayatında açlık, ölüm ve hastalık gibi şeylerle imtihan edileceği ve sabredenin kurtuluşa ereceği müjdelenmektedir. Tüm zorluklara sabretmek Allah’a teslimiyet ve rızanın bir göstergesidir.

4-8 KONU - Hayr ve Şer
Hayr Allah’ın razı olduğu ve yapılmasını emrettiği tüm işlere denirken, şer ise Rabbimizin kesin olarak yasakladığı kötü şeylere verilen addır. İnsanın yaptığı davranışların iyi ya da kötü olması sonucunda hayr ve şer olarak adlandırılır. Adlandırılması Allah’ın takdirine bağlı olan bir şeydir. Tüm yaşanacak olan iyi ya da kötü olması kulun davranışına göre şekillenmektedir.

4-9 KONU - Hidayet ve Dalalet
Hidayet doğru yol anlamı taşırken hidayete ermek ise doğru yolu bulmak anlamı taşır. Dalalet kelimesi ise kötü yola düşmek, sapkınlık gibi anlamları taşımaktadır. Kâinatta insanın karşısına çıkan tüm yollar Allah tarafından yaratılmıştır. Bu yolları tercih etmek ise insanın iradesine bırakılmıştır. Peygamberlerimize gönderilen tüm kitaplar ise insanlara doğru yolu bulmak için yardımcı olması amacıyla Allah tarafından indirilmiştir.